GÜNDEME DAİR KÖŞE YAZILARI

MEDYA ELEŞTİRİLERİ-1: SITMA VİRÜSÜ?


Ülkemiz basınında sağlık ile ilgili haberler ilgi çekmekte ve bu alanla ilişkili yazılar ayrı bir yer edinmektedir. 



Ancak bu haberler, hakettiği özenden oldukça uzaktır..



Basında fikir hürriyetinin esas olduğu herkesin malumudur.


Fikri özgürlüğe katkı sağlayacak eleştiriler de olumlu değerlendirilmeli ve nitelik arttıran faktörlerden kabul edilmelidir.


Geçenlerde basının öncülerinden olan bir gazetede THY kabin memurunun sıtma VİRÜSüne yakalandığı ve bu virüs nedeniyle vefat ettiği haberi verilmekteydi.


(Bakınız: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29335194.asp).

 

Öncelikle kabin memurunun infeksiyon nedeniyle vefatı üzücüdür; gerekli önlemler alınmalıydı. Bu ayrı bir tartışma konusudur. 

 

Eleştiri konumuza gelirsek,

 

Sıtma sivrisineklerin kan yoluyla bulaştırılmasında aracı olduğu ve belli bölgelerde endemik olan bir hastalıktır.


Endemik olduğu bölgelere yolculuk edenlerin uygun antimikrobiklerle (klorokin gibi) korunmaları gerekmektedir.

 

Bu korunma bilgilendirme ve ilaç proflaksisi ile mutlaka uygulanmalıdır. 

 

THY kabin memurunun Nijeryaya seyahatinden riskli bir bölgeye yolculuk sonrası klinik belirtilerinin ortaya çıktığı anlaşılıyor.


Bu haberdeki en önemli husus SITMA VİRÜSÜ tanımlamasıdır.


Mikrobik ajanlar sadece protein içeriyorsa prion, basit genetik bilgi ve kılıf içeriyorsa virüs, daha kompleks yapıdakiler ise bakteri ve parazit olarak adlandırılır.


Oysa sıtma bir VİRÜS değil PARAZİTtir.


Bunun ne önemi var?


BİRİNCİSİ, Mahalli gazete ve yazar olsaydı önemli olmayacaktı, ancak at başı bir basın kuruluşu için bu olmamalıdır.

 

Sağlık dışından yazanlara önerim, bu konularda mikroorganizma tanımını kullanabilirler, hepsini kapsar, uygun tanımlamadır. 

 

İKİNCİSİ, virüslerden korunma yolları kısıtlıdır. Örneğin kırım-kongo virüsü böyledir; tıbbın tedavisinde yetersiz olduğu bir alandır.

 

Bu anlamda bu bölgeye gidenlere tedavisi olmayan bir hastalık izlenimi vererek yerel infiallere neden olabilir.


ÜÇÜNCÜSÜ, teşhir-i cehalet mi, yoksa reytinge esaret mi?. Bu anlamda reyting kelimeleri zararsızsa kullanılmalıdır. Bu alanı yazarların düşündüklerini hiç zannetmiyorum. Bence ilki...


 


Bu yazı 1337 defa görüntülendi

Doç. Dr. Mehmet Sait Buğdacı'nın diğer köşe yazıları..

Etiketler: türkiyenin sorunu pkk hepatit hepatit b Mehmet Sait BUĞDACI tarih ve tekerrür Mehmet Sait BUĞDACI Bölgemiz Mehmet Sait BUĞDACI Tarih tekerrür roma imparatorluğu ülkemiz tarihi Mehmet Sait BUĞDACI Mehmet sait Buğdacı gündem Virüs Mehmet Sait BUĞDACI Mehmet sait Buğdacı Hepatit c mehmet sait buğdacı diabet şeker hastalığı güncel bilgiler exubera Mehmet Sait BUĞDACI AKP tam gün iktidar doktor hekim diabet şeker hastalığı güncel bilgiler HbA1c tanı kriteri hepatit C interferon iğne tedavisi sofosbuvir Mehmet sait Buğdacı endomikroskopi endoskopi tıp gelişmeler YDUS Harrison dahiliye ebola mers polio hürriyet sıtma virüs sağlık haber fibromiyalji Yasemin Yalçın cnnturk